Çocuklarımızı ilk emanet ettiğimiz yer okullardır. Öğretmenlik zor iş. Zihinsel engelliler öğretmeni olmak buna ayrı bir zorluk katıyor. Engelli bir bireyin ailesine ilk destek eğitimcilerden gelir.

 

Eğitimcilerin görevleri her zaman için çok kutsaldır. Onlar bizim gözümüzde birer melektir. Ama bazen öyle acı olaylar duyuyoruz ki dudaklarımız uçukluyor, kanımız donuyor…Bunları yazmak bile istemiyorum.

 

Oysaki bizim eğitimcilerden ve kurumlardan beklediğimiz tek şey zihinsel engelli çocuklarımıza verilen 45 dakikalık süreyi, çocuklarımızı en güzel biçimde nasıl topluma kazandıracağını düşünüp, o şekilde eğitim vermeleridir.

 

Zihinsel engelli çocukları kazanç kapısı gibi görüp, okula alıp bir köşede çaresizce tek başına bırakmaları değil. Her gün çocuğunu almaya gelen veliye çocuğu şikayet edip,  zaten yaralı olan aileyi yaralamak değil.

 

Çocuğun problemli olan davranışına çözüm bulmak ve aileyi de bu konuda eğitmektir. Bizler biliyoruz, bizim çocuklarımız çok farklı ve özel, onları eğitmekte zor iş. Siz onlarla kısa bir süre berabersiniz ama biz sürekli onlarla ilgilenmek durumundayız.

 

O yüzden eğitimcileri çok iyi anlıyoruz. Şunu unutmayın ;Onlar bu dünyaya zihinsel engelli olmayı istemeden, bilmeden geldiler.Onların seçme hakkı yoktu.Onlara sunulan bu yaşam tarzını itirazsız yaşıyorlar.Ama sizler bu mesleği kendi iradenizle seçtiniz. Lütfen bu mesleği seçerken iyi düşünün. Zaten zor olan yaşantımızı ne olur birde sizler zorlaştırmayın. Sizler ve bizler hep birlikte çocuklarımızı toplumun birer bireyi olarak hayata hazırlayalım…                                        

©  EMİNE YILDIRIM